Kurban Bayramı'nın yaklaşmasıyla birlikte, internet üzerinden bağış yapmak isteyen vatandaşlar sahte dernek ve vakıf siteleriyle karşılaşma riski taşımaktadır. Dolandırıcılar, toplumda güven oluşturan ve saygın olan kurumların isimlerini taklit ederek, vatandaşların dini duygularını istismar etme yoluna gitmektedir. Bu durum, hem maddi kayba neden olmakta hem de toplumda güven duygusunu zedelemektedir.
Hukukçu Ezgi Ayşe Aras, dolandırıcılık eylemlerinin yalnızca basit bir dolandırıcılık olarak değerlendirilemeyeceğini, çoğunlukla “nitelikli dolandırıcılık” kapsamında ele alındığını belirtiyor. Bu suçun hapis cezası 3 yıldan 10 yıla kadar uzanabilmekte. Bağış yapmadan önce, resmi kurumların internet sitelerinin dikkatlice incelenmesi, IBAN bilgilerinin mutlaka doğrulanması gerektiğini vurgulayan Aras, şüpheli durumlarda derhal bankayla iletişime geçilmesi ve suç duyurusunda bulunulması gerektiğini ifade etti.
Dolandırıcılar genellikle kimliklerini gizlemek için üçüncü kişilere ait banka hesaplarını kullanmakta. Bu durumda ilgili hesapların sahipleri de “suça yardım etme” kapsamından sorumlu tutulabilir. Uzmanlar, artan dolandırıcılık vakalarının toplumda güven duygusunu zedelediğini ve bu nedenle vatandaşların bağış yapmaktan çekindiğini, dolayısıyla ihtiyaç sahiplerine ulaşan yardımların azalmasına yol açtığını belirtmektedir.