Türkiye'de konut piyasası, döviz, kıymetli madenler ve uluslararası ilişkiler gibi ekonomik verilerle doğrudan ilişkilendiriliyor. Yatırım uzmanı Medet Anli, konut sektöründeki mevcut durumu değerlendirerek, üretimdeki yavaşlama, arsa maliyetlerindeki artış ve faizlerde beklenen düşüşün sektörde yeni bir fiyatlama süreci oluşturabileceğini belirtti.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre son dönemde konut satışlarında dalgalı bir seyir gözlemleniyor. Özellikle büyükşehirlerde yeni konut üretimindeki yavaşlama dikkat çekiyor. Anli, inşaat sektöründe demir, çimento, işçilik ve arsa giderlerindeki maliyet artışlarının yeni projelerin hızını etkilediğini ifade etti.
Deprem sonrası hız kazanan kentsel dönüşüm çalışmalarının konut talebini artırdığına dikkat çeken Anli, İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde güvenli ve yeni yapı stokuna yönelik ilginin devam ettiğini kaydetti. Piyasada ertelenmiş bir talep olduğunu vurgulayan Anli, faizlerdeki olası geri çekilme ve krediye erişimin kolaylaşması halinde satışlarda yeniden güçlü bir hareketlilik görülebileceğini belirtti.
Arsa maliyetlerinin son yıllarda birçok bölgede enflasyonun üzerinde arttığını ifade eden Anli, yeni konut üretiminin azalmasının mevcut stokun değerini koruyan temel unsurlardan biri haline geldiğini söyledi. Özellikle deprem dönüşümünün yoğun olduğu bölgelerde arz-talep dengesinin önümüzdeki yıllarda daha belirgin hissedileceğini dile getirdi. Anli, konut piyasasında fiyatlamaların sadece faiz politikalarıyla değil; üretim kapasitesi, nüfus hareketliliği ve dönüşüm projeleri gibi çok boyutlu dinamiklerle şekillendiğinin altını çizdi.