Uzun süredir kamuoyunun gündeminde yer alan Gülistan Doku dosyasında kritik bir aşamaya gelindi. Kayıp başvurusu olarak başlayan ve daha sonra cinayet soruşturmasına dönüşen dosyada müfettiş raporları tamamlanarak yargı sürecine sunuldu. Bu raporlar, soruşturmanın ilerlemesi açısından büyük önem taşıyor.
Hakimler ve Savcılar Kurulu kararnamesiyle Tunceli’ye atanan Başsavcı Ebru Cansu’nun göreve başlamasının ardından dosya yeniden ele alındı. Soruşturma kapsamında Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından özel bir ekip kuruldu. Bu ekip, Doku’nun kaybolduğu gün ve öncesine ait 70’e yakın KGYS kamerası ile yaklaşık 700 saatlik görüntüyü inceleyerek yeni delillere ulaştı. Ayrıca HTS ve PTS kayıtları da dosyaya eklendi.
Yapılan çalışmaların ardından dosya “cinayet” şüphesiyle genişletildi. Nisan ayında düzenlenen operasyonlarda 17 şüpheli gözaltına alınırken, aralarında dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de bulunduğu 12 kişi tutuklandı. Şüpheliler hakkında “kasten öldürme”, “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” ve “resmi belgede tahrifat” gibi çeşitli suçlamalar yöneltildi. Yurt dışında bulunan bir şüpheli için ise kırmızı bülten çıkarıldı.
Soruşturma kapsamında, Doku’nun kaybolmadan önce gittiği hastanedeki kayıtların silindiği iddiaları da mercek altına alındı. Bu kapsamda ilgili sağlık personeli hakkında da adli işlemler başlatıldı. İçişleri Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından görevlendirilen müfettişler, dönemin mülki idare amirleri ile kamu görevlilerinin ihmali olup olmadığını araştırdı.
Müfettişlerin hazırladığı kapsamlı raporların Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildiği öğrenildi. Söz konusu raporların, davanın seyrini ve yargılama sürecini doğrudan etkilemesi bekleniyor. Dosyada yeni gelişmelerin, mahkeme sürecinde ortaya çıkacak delil ve değerlendirmelerle şekillenmesi öngörülüyor.