Ne Oldu?
BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric, New York’taki BM Genel Merkezi’nde günlük basın toplantısında Batı Şeria’daki şiddeti anlattı. İşgal altındaki bölgelerde Filistinli topraklarının gaspı, yaralanmalar ve ölümler dahil İsrail saldırılarının devam ettiğini belirtti. BM İnsanî Koordinasyon Ofisi (OCHA), 2025 yılında Batı Şeria’daki yaklaşık 280 yerleşim biriminde Filistinlilere yönelik 1800’den fazla yerleşimci saldırısını belgeledi.
Dujarric, bu saldırıların can kayıplarına ve mal hasarına yol açtığını vurguladı. OCHA’nın 2006’dan beri bu olayları kaydetmeye başladığına dikkat çekerek, bu yılın en yüksek günlük ortalamayı gösterdiğini ifade etti. Batı Şeria’da Filistinlilerin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırıları nedeniyle birçok ailenin yerinden edildiğini de ekledi.
Üye devletlere sivillerin korunması çağrısını yineleyen Dujarric, en son Nablus kentinin kuzeyindeki Bazariya köyünde 5 aracın ateşe verildiği ve bir okula ırkçı sloganlar yazıldığı saldırıyı örnek gösterdi. Ekim 2023’ten bu yana Gazze’ye yönelik saldırılarla paralel olarak Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te gözaltılar, baskınlar ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Bu Ne Anlama Geliyor?
Batı Şeria’daki artan şiddet, Filistinlilerin günlük yaşamını doğrudan etkiliyor ve bölgedeki gerilimi daha da tırmandırıyor. Yerleşimci saldırıları nedeniyle evlerini terk eden aileler, geçim kaynaklarını kaybediyor ve insani kriz derinleşiyor. Bu durum, uluslararası toplumun dikkatini çekse de, koruma çağrıları yeterince karşılık bulmuyor.
Vatandaşlar için bu, Orta Doğu’daki istikrarsızlığın küresel yankılarını gösteriyor. Ticaret yolları, enerji fiyatları ve mülteci akımları gibi dolaylı etkilerle Türkiye gibi ülkelerde ekonomik baskı yaratabilir. Uzun vadede barış çabalarını sekteye uğratan bu şiddet döngüsü, sivillerin haklarını daha da erozyona uğratıyor.
Kimleri Nasıl Etkiler?
En çok Filistinli siviller, özellikle Batı Şeria’daki köylüler ve aileler etkileniyor. Yerleşimci saldırıları nedeniyle evlerini kaybedenler, yerinden edilme riskiyle karşı karşıya kalıyor. Çocuklar ve eğitim kurumları da hedef oluyor, okul baskınları eğitimi aksatıyor.
Uluslararası gözlemciler ve yardım kuruluşları için bu, operasyonel zorluklar yaratıyor. BM gibi kurumlar koruma çağrısı yaparken, bölge halkı sürekli tehdit altında yaşıyor. Dolaylı olarak, Orta Doğu’daki gerilimden etkilenen göçmenler ve diaspora toplulukları da psikolojik ve sosyal baskı hissediyor.
Ne Yapmalı?
Bu konuda bireysel olarak farkındalık yaratmak önemli; sosyal medya ve yerel platformlarda güvenilir kaynaklardan bilgi paylaşarak uluslararası baskıyı artırabilirsiniz. Türkiye’deki yardım derneklerine bağış yaparak Filistinlilere destek olun. Resmi kanallar üzerinden BM’ye veya diplomatik temsilciliklere sivillerin korunması için çağrı yapın.
Adım adım: 1. OCHA raporlarını inceleyin (ochaopt.org). 2. Güvenilir haber kaynaklarını takip edin. 3. İmza kampanyalarına katılın veya yerel etkinliklere destek verin. Gerekli belgeler için yardım kuruluşlarının sitelerini ziyaret edin, örneğin Kızılay veya insani yardım platformları.