Muğla’nın Marmaris ilçesinde 2023 yılında “kaza” olarak kayıtlara geçen Abdullah Uslu’nun ölümü, yeniden başlatılan soruşturmayla cinayet şüphesiyle gündeme geldi. Yıllar sonra raftan indirilen dosyada, çelişkili ifadelerden kriminal bulgulara kadar birçok yeni detay ortaya çıktı.
Akın Gürlek’in talimatıyla yürütülen çalışmalar kapsamında faili meçhul dosyalar yeniden incelenirken, Abdullah Uslu’nun ölümü de yeniden mercek altına alındı. İlk etapta “alkollüyken silahını beline takarken kendini vurduğu” gerekçesiyle takipsizlik verilen dosya, yapılan itiraz sonrası tekrar açıldı.
Soruşturma dosyasına giren kriminal inceleme raporunda, silahın düşme ya da çarpma sonucu kendiliğinden ateş almasının mümkün olmadığı belirtildi. Bu tespit, olayın “kaza” olduğu yönündeki ilk değerlendirmeyi geçersiz kıldı.
Yeniden yapılan olay yeri incelemesinde, mermi izleri, kovanların konumu ve atış yönü gibi unsurların şüphelilerin ilk ifadeleriyle uyuşmadığı belirlendi. Bilirkişi raporları, “havaya ateş edildi” iddiasının fiziksel olarak mümkün olmadığını ortaya koydu.
Adli tıp incelemelerinde Uslu’nun 20 ila 40 santimetre mesafeden vurulduğu tespit edildi. Bu bulgu da kazara ateş alma ihtimalini ortadan kaldıran en önemli delillerden biri olarak değerlendirildi.
Şüphelilerin yüz ve ellerinde atış artığına rastlanması, olay anında silaha yakın olduklarını gösterdi. Ayrıca ilk incelemede “bozuk” denilen güvenlik kamerası sisteminin, daha sonra şüphelilerle bağlantılı bir adreste bulunması ve olay gününe ait kayıtlar içerdiğinin anlaşılması soruşturmayı derinleştirdi.
Soruşturma kapsamında yapılan teknik ve iletişim incelemelerinde şüpheliler arasında dikkat çekici konuşmalar tespit edildi. Olay sonrası bazı taşınmazların el değiştirmesi de dosyada şüphe uyandıran unsurlar arasında yer aldı.
Maktulün eşi Suna Uslu’nun savcılıkta verdiği yeni ifade, olayın seyrini değiştirdi. Önceki beyanlarının doğru olmadığını ve yönlendirildiğini öne süren Uslu, olay sırasında boğuşma yaşandığını söyledi.
Yeniden yürütülen soruşturma kapsamında Suna Uslu ve Hanife Ayaydın tutuklanırken, diğer iki şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Şüpheliler hakkında “kasten öldürme” suçlamasıyla işlem başlatıldı.
Başlangıçta “talihsiz kaza” olarak kapatılan dosya, yeni deliller, uzman raporları ve ifadeler doğrultusunda cinayet şüphesiyle yeniden şekillendi. Olay, aradan geçen üç yılın ardından adli süreçte önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.