Ne Oldu?
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye'nin orta kesimindeki Palmira kentinde terör örgütü DAEŞ hücrelerini vurdu. Operasyon, hava saldırılarıyla gerçekleştirildi ve DAEŞ'in faaliyetlerini hedef aldı.
Bu eylem, 13 Aralık'ta Suriye'de bir DAEŞ militanının ABD askerlerine düzenlediği saldırıya misilleme niteliğinde. O saldırıda 2 ABD askeri ve bir tercüman hayatını kaybetmişti. CENTCOM, ABD ve koalisyon güçlerinin teröristlere karşı kararlılığını sürdürdüğünü açıkladı.
25 Aralık'ta da Suriye İçişleri Bakanlığı ile ABD ortaklığında DAEŞ'in üst düzey liderlerinden Ebu Ömer Şeddad etkisiz hale getirildi. Operasyonlar, DAEŞ'i durdurma ve önleme amacıyla devam ediyor.
Bu Ne Anlama Geliyor?
ABD'nin bu operasyonları, Suriye'deki DAEŞ kalıntılarına karşı uluslararası çabanın sürdüğünü gösteriyor. Terör örgütünün yeniden güçlenmesini engellemek amacıyla yürütülen bu faaliyetler, bölgede istikrarı korumayı hedefliyor.
Türkiye açısından bakıldığında, DAEŞ'in Suriye'de zayıflatılması sınır güvenliği için olumlu etki yaratabilir. Terörün yayılma riski azalırken, mülteci akınları ve sınır ötesi tehditler üzerinde dolaylı fayda sağlayabilir. Uzun vadede, bu tür operasyonlar bölgesel barışa katkı sunar.
Küresel ölçekte, ABD'nin kararlı tutumu diğer ülkeleri de terörle mücadelede motive eder. Ancak, operasyonların sivillere zarar vermemesi için hassasiyet şarttır.
Kimleri Nasıl Etkiler?
Syriyeliler için bu operasyonlar, DAEŞ baskısından kurtulma umudu taşır. Palmira gibi bölgelerdeki siviller, terör hücrelerinin temizlenmesiyle günlük hayatlarını daha güvenli sürdürebilir.
Türkiye vatandaşları, sınır komşusu olarak dolaylı etkilenir. DAEŞ'in Suriye'deki varlığının azalması, sınır geçişlerindeki güvenlik önlemlerini hafifletebilir ve turizm ile ticareti olumlu etkileyebilir.
Uluslararası aktörler, örneğin koalisyon ülkeleri, bu gelişmelerle kendi güvenlik politikalarını günceller. Türkiye'deki mülteciler ise, Suriye'de istikrar artışı ile dönüş umudu taşıyabilir.